7. Makale : Av Yapmak Spor Değil Cinayettir
AV YAPMAK SPOR DEĞİL CİNAYETTİR
Öldürmenin özellikle de zevk için öldürmenin adına maalesef spor deniliyor. İnsanların öldürmekten nasıl bir haz duyduğunu fazlası ile merak etmekteyim. Dinimizde ihtiyaç doğrultusunda eti yenilen ve derisinden fayda sağlanılan hayvanların avlanmasının uygunluğundan bahsedilmekte iken sizce zevk için yaban hayvanlarını öldürmenin bir anlamı varmıdır.
Gümüşhane de yasak olmasına rağmen yılın her günü gece ve gündüz avları yapılmaktadır. Başta tavşan olmak üzere domuz, ayı , kurt, vaşak, tilki, keklik, kartal, kırmızı benekli alabalık ve yaban keçisi gibi hayvanlar öldürülmektedir. Avlanmaların tamamı zevk için yapılmaktadır.
Köy yerleşim yerlerindeki bahçe ve bostanlara zarar veriyor diye ayı ve domuzlar öldürülmektedir. Ayı ve domuzların canları pahasına insanların yaşam alanlarına inmelerinin arkasındaki sebep araştırılmaksızın hayvanlar öldürülmeye devam edilmektedir. Çocukluğumdan bilirim. Yazları bahçelerimize bir yada iki kez ayı ve domuz gelirken şimdilerde bu sayı belki de otuza çıkmış durumdadır. Bu bizlerin insan eli ile gerçekleştirdiği bir sonuçtur. Sebebini merak edenlerin şehirde son yıllarda kontrolsüzce yapılan madencilik faaliyetleri, hidro elektrik santralleri şantiyeleri, dere ıslahları ve yol şantiyelerine bir bakmaları gerekmektedir.
Unutulmamalıdır, yer yüzündeki tek sosyal yaşantı insana ait değildir. Tüm hayvanların kendi iç dünyalarında , kendilerine özgü birer sosyal yaşantısı vardır. Siz bu sosyal yaşantının ortasına neşter vurduğunuzda tabiattaki canlılar kendilerine yeni yaşam alanları ve yeni besin kaynakları bulmak zorundadır.
Gümüşhane de mevcutta elliyi aşkın taş ocağı faaliyet göstermektedir. Her birinin ortalama bir kilometrekarelik alandaki yaban hayatını tehdit ettiğini düşünür isek yaklaşık elli kilometrekarelik alanda artık yaban hayatı sosyal yaşantısını sürdüremiyor diyebiliriz. Üretimde olan üç , arama faaliyetlerinde bulunan onu aşkın maden işletmesinin de yaklaşık elli kilometrekarelik bir alanı işkal ettiğini , bunları takip eden hidro elektrik ve yol şantiyelerini de hesaba kattığımızda şehrimizin yüzölçümünün yaklaşık yüzde beşlik kısmında yaban hayatının sosyal yaşamını bozucu faaliyetlerde bulunduğumuzu görmekteyiz.
Doğadaki en zararlı canlı olan insan rahat yaşamak uğruna yaban hayatı yaşama alanlarını yok etmektedir. Bu durum karşısında yaşam alanı ve beslenme sorunu yaşayan canlılar alt seviyelere inmekte, ne yazık ki istemedikleri halde insan eli ile mecbur bırakıldıkları bu davranışları sonucunda yine insanlar tarafından cezalandırılmakta ve öldürülmektedirler.
İnsanımız maalesef dinimizde işine gelen tarafı kullanmakta, domuza karşı bir kin ve nefret duymaktadır. Ekolojik dengede büyük rol oynayan ve ormanlarımızın gençleşmesine en fazla katkı sağlayan bu türün öldürülmesinin açıklanır bir yanı yoktur.
Allah bütün canlıları rızkı ile yaratmıştır. Biz insan eli ile canlıların rızkını , yaşam alanını elinden nasıl alıyor isek onlarda yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için bizim yaşam alanlarımıza girmek durumundadırlar.
Buradan avlanmayı zevk edinenlere sesleniyorum. Öldürdüğünüz her hayvanın sizlerin olduğu gibi bir yaşama iç güdüsü ve sizler gibi bir sosyal yaşantısı vardır. Sizlerin nasıl çocukları ve akrabaları var ise onların da çocukları ve akrabaları vardır. O tetiği her çekmeninin günahı ve vebali vardır. O hayvanlar rızıklarından başkasını asla yemezler.
Dünya genelinde son yıllarda tür sayılırında azalan bir ivme oluşmuştur. Bunun sebepleri arasında avlanmak adı altında gerçekleştirilen cinayetler de bulunmaktadır. Gelişen teknoloji ile üretilen silahlar öldürmenin kolaylaşmasına sebep olmaktadır. Gümüşhane Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ve Gümüşhane İl jandarma Komutanlığının bu konuda daha duyarlı olmasını ümit ediyoruz.
Av Yapmak Spor Değil Cinayettir !!!
Sağlıcakla kalın...
Yorumlar
Yorum Gönder