33. Makale: Üniversitede Olay Var 2
ÜNİVERSİTEDE OLAY VAR-2
Geçen
hafta yazdığım ''Üniversitede Olay Var''
başlıklı yazımın ardından Sayın Rektörümüzün yapmaya çalıştığı açıklama
üzerinden başlamak istiyorum.
Polemiğe
girmek pek tarzım olmasa da kamuoyunun aydınlatılması gereken ve önemli
gördüğüm bu konuda açıkçası tarzımdan ödün vermiş olacağım.
Sayın
Rektör bizzat tanık olduğum durumlar ve yaptığım onlarca görüşme sonrası kaleme
aldığım köşe yazım karşısında cevap vermeye çalışarak sadece verilmeyen
profesörlük kadrolarına değinmiştir.
Çünkü,
lojmanlarda C Blok son katta 4 dairenin birleştirilip 600 metrekarelik tek
daire yapılması ve sonrasında ihale kapsamında 4 daireye bölündüğü bizzat tanık
olduğum bir olay.
Yine
sürekli seyahat eden birisi olarak Gümüşhane-Trabzon karayolunda aracımın
plakası ile sadece son karakteri farklı olduğu için fazlaca dikkatimi çeken ve onlarca kez gördüğüm
kişisel ihtiyaç için kullanılan, kamuya ait makam arabası.
Bunun
dışında geçen yıllardaki öğrencilik dönemlerimde 22 saatlik sözde girilen
derslerden alınan ek ders ücreti çizelgesin gözümle gördüğüm ve tanık olduğum
bir olaydır.
Fazla
girmek istemesem de yaptığım araştırmalar sonucu yazdığım Sayın Rektörün eşine
tanıdığı imtiyazlar da aşikardır. Amacım asla tanımadığım birisini suçlamak
değildir. Fakat bir kaç yıl içerisinde Sayın Rektörün eşinin öğretmen iken,
Meslek Yüksek Okulu Sekreterliği, KYK Müdürlüğü, Kütüphane Dokümantasyon Daire
Başkanlığı, Genel Sekreter Yardımcılığı ve Şube müdürlüğü görevlerine getirilmesinde bir imtiyaz olup olmadığını kamuoyunun takdiridir. Yine aile
bütünlüğünü korumak adına yıllardır muvafakat isteyen onca insana engel
olunurken eşe verilen muvafakat ta da takdir kamuoyunundur.
Engellenen
profesörlüklere gelince Gümüşhane Üniversitesi ile aynı yıllarda kurulan
üniversitelerde 10 ila 30 arası kadrolu profesör varken bu sayının Gümüşhane
Üniversitesinde geçen yıla kadar 0 bu yıl da 2 olması profesörlüklerin
engellenip engellenmediği ile ilgili olarak kamuoyunun takdiridir.
Sayı
2'dir fakat, hocalarımızdan birisi yabancı uyruklu olduğu için idari bir
kadroda görev yapamamaktadır ki bu detay ''önemlidir''. Diğer hocamıza ise
kadro aldıktan hemen sonra rektör adayı olduğu söylentileri üzerine soruşturma
açılmıştır. Hocamızın olası bir ceza alması
durumunda rektör adayı olamayacağı gibi herhangi
bir idari kadroda yer alamayacaktır.
YÖK
nezdinde de profesör sayısı ile ilgili başarısızlığın üzerinde durulduğu
yaptığım araştırmada satır arasına sıkışan bir başka önemli detaydır.
Geçen
hafta yazdığım yazımda ismini zikrettiğim Sayın Yener EYÜBOĞLU bana dönüş yapıp, tekzip yollamak sureti
ile, herhangi bir hak ihlaline uğramadığını söylemiştir. Huzurunuzda Sayın Yener
EYÜBOĞLU hocamızdan özür diliyorum. Sayın Yener EYUBOĞLUNUN gönderdiği tekzip
uygun tarihte gazetede yayınlanacaktır.
Ancak ismini yazdığım yada
yazmadığım ve şu anda farklı illerde görev yapan onu aşkın hocamızın beni
arayarak uğradıkları hak ihlali karşısında sesleri olduğum için teşekkür
etmeleri bu konudaki araştırma ve tespitlerimin yerinde olduğunun açık
göstergesidir.
Arayıp teşekkür eden ve Gümüşhane ye
yıllarca hizmet eden hocalarımızın yazdığım yazı hakkında ''kesinlikle eksiği
var fazlası yok'' demeleri tespitlerimin ve araştırmalarımın
değerlendirilmesinde kamu oyunun takdiridir.
Hafta boyunca bir takım çevrelerce
tarafıma eleştiriler ve bazı yakıştırmalar olmuştur. Bu çevreler birilerinin yönlendirmeleri
sonucu böyle bir yazdığımı söylemektedirler.
Bilinmesini istediğim en önemli
husus şudur. Ben Abu Dhabi de
yaşamıyorum. Benim son 5 yılım Gümüşhane Üniversitesi içerisinde öğrencilik ve
çalışma hayatı olarak geçmiştir. Bu süreçte gördüklerimi ve tespit ettiklerimi
öğrencilik dönemimde yazsa idim takdir edersiniz ki eleştiriye kapalı bu
yönetim öğrenciliğimi sıkıntıya sokabilirdi.
Zamanlamanın yaklaşan seçimlerle
uzaktan yakından alakası yoktur. Sayın Rektörün ayrılan ve ya üniversitede
görev yapan onlarca hocamızın arayıp böyle bir yazıyı kaleme aldığım için bana
teşekkür etmesi karşısında kendini bir sorgulaması gerekmektedir.
Aynı şekilde bu süreçte görüştüğüm
akademisyen yada idari kadrodaki kişilerin sevmediklerini açıkça beyan ettiği
bir kişiyi ''benim rektör adayım'' diye sunması karşısında da sayın rektörün
kendisini bir sorgulaması gerekmektedir.
Önümüzdeki hafta ''Üniversitede Olay Var 3'' yazımda bazı
guruplarla olan ilişkileri, akademik ve idari personel alımlarında istenilen
şartları ve farklı bir kaç konuyu da ele aldıktan sonra takdiri başta
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ve YÖK yetkilileri olmak üzere
bütün kamuoyuna bırakacağım.
Sayın Rektörün bunca yılki olumlu
her türlü hizmetine karşın teşekkürü elbette borç bilirim. Polemiğe girmek
yerine kendini sorgulaması gerektiği naçizane önerimdir.
Şehri
Üniversite ile birleştirecek, ahlaki değerlere önem veren bir rektörün atanması
dileği ile.
Sağlıcakla
kalın...
Yorumlar
Yorum Gönder