20. Makale: Torul Hakkını Helal Etmez İse Gümüşhane Cennete Gidebilir mi?
TORUL HAKKINI HELAL ETMEZ İSE
GÜMÜŞHANE CENNETE GİDEBİLİR Mİ?
Dünyadaki su
varlığına bakıldığında erişebileceğimiz tatlı suyun son derece kısıtlı,
dolayısı ile çok değerli olduğu görülmektedir.
·
Yeryüzündeki
suyun %97,5’i tuzlu %2,5’i tatlı sudan oluşur.
·
Tatlı
su varlıklarının %68,7’si kutuplar ve buzullarda, %30,1’i yer altı su
rezervlerinde, %0,8’i donmuş topraklarda bulunur ve %0,4’ü ise yüzey suları ile
atmosferdeki su buharından oluşur.
·
Tüm
canlılar için erişilebilir su olarak tanımlanan miktar toplam tatlı suyun
%0,4’üdür. Yani yeryüzündeki suyun sadece 1/10.000’i kadardır.
Rakamlar ve istatistik
verileri birçok insana sıkıcı gelmektedir. Fakat temeli bilime dayanan bu
araştırmaların insanlara aktarılmasında rakamları ve istatistik verilerini
kullanmak zorundayız. Uluslar arası kriterlere göre ülkemizde kişi başına düşen
yıllık su miktarı 1519 metreküptür. Bu rakam su sıkıntısı olan bir ülke olduğumuzu göstermektedir. Dünyada kişi
başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarlarına baktığımızda su azlığı yaşayan bir ülke olduğumuz
daha da anlaşılır hale gelmektedir.
Örneğin Irak’ta kişi
başına düşen yıllık su miktarı 2020 metreküpken Asya ortalaması 3000
metreküptür. Batı Avrupa ortalaması 5000 metreküp, Afrika ortalaması ise 7000
metreküp/kişi/yıl’dır. Yani bizlere
televizyon ekranlarda susuzluktan ölen çocukların gösterildiği Afrika da bile
kişi başına düşen yıllık su miktarı bizden 4,6 kat fazla durumdadır. Afrika’nın
sorunu sömürge altında olan ve fakirlikle mücadele eden bazı bölgelerde
insanların temiz su kaynaklarına erişememesidir.
Kişi başına düşen yıllık
su miktarına göre su azlığı yaşamamıza karşın temiz su kaynaklarının
kirletilmesinde başrolü oynayan ülke konumundayız. Ülke genelinde yeterli
altyapının ve denetimin olmayışı sanayi derelerinin atık deşarj alanı olarak
kullanılmasına denen olmaktadır.
Gümüşhane özelinde
düşündüğümüzde de benzer tablo söz konusudur. Sularımızın ülke ortalamasına
paralel olarak kişi başına düşen miktarının azlığından ve ülke ortalamalarına
paralel olarak kirletildiğinden söz etmemiz mümkündür.
Gümüşhane de akarsuların
ne ölçüde kirletildiğini akarsu havzasını kesen Torul barajına bakarak görebilmekteyiz.
Baraj yüzeyinde ve kenarlara biriken poşet, pet şişe vb. gözle görülen
kısmıdır. Birde gözle görülmeyen kısmı olan baraj gölü içerisinde askıda veya
baraj tabanında çökmüş olan katı atıklar bulunmaktadır.
Ya kimyasal kirlilik?
Harşit havzasında
faaliyet gösteren ve siyanür gibi tehlikeli bir kimyasal kullanan ve çeşitli
zamanlarda meydana gelen kazalar sonucu atıkların akarsulara karıştığını
bildiğimiz maden işletmeleri?
Şehir merkezinde veya
köylerde herhangi bir arıtıma tabi olmadan Harşit’e ulaşan deterjan, boya vb
kimyasal maddeler?
Biz ise her türlü kirliliğin toplandığı Torul
Barajında kafes balıkçılığı ve olta balıkçılığı yapmaya devam ediyoruz.
Peki, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü
Torul Barajı gölünde bu güne kadar hiçbir kimyasal veya fiziksel kirlilik
analizi yaptı mı?
Biz Gümüşhane genelinde
elimize geçeni nasıl olsa su götürüyor diye dereye fırlatıyoruz ya,
Acaba Torul hakkını helal
etmez ise Gümüşhane cennete gidebilir mi?
Sağlıcakla kalın…
Yorumlar
Yorum Gönder