19. Makale : Salı Pazarındaki Olay
SALI PAZARINDAKİ OLAY
Salı günleri
şehrimizin kâbusu olmaya devam ediyor. Yıllardır bu böyle idi bu günde aynı. Köklü
çözümler bulunmaz ise yarın da aynı olacak. Dikkat ettiniz mi bilmem ama köy
minibüsleri salı günleri tam dolu gelirler şehre. Akşam dönerken de insan
yoğunluğuna birde haftalık kumanyalar eklenir.
Peki, ne var
koliler ve çuvallar dolusu kumanyanın içerisinde;
*****
Beş tane
tavuk besleyip organik yumurta yemek yerine pazarda kuyruğa girerek aldığımız, hormon ve vitaminlerle beslenen tavuğun yumurtası,
*****
Çok basitçe
oluşturacağı örtü altı serada en az 9 ay yeşillik üretebilecek iklim
koşullarına sahipken haziranda bile pazardan alınan marul ve soğan,
*****
Bütün köylerimizde haftalık taze
ekmek ya da mevsimlik kuru ekmek yapma imkânı var iken şehirdeki fırından satın alınıp köye götürülen köy
ekmeği.
*****
Köyde
yaşadığı halde hayvan beslemeyi geri kalmışlık olarak görüp pazardan aldığı
yağ, çökelik, süzme ya da yoğurt gibi hayvansal ürünler.
*****
Pazar alışverişinden sonra ise
hastaneye veya sağlık ocağına gidip ‘’hastalık
hastalığından’’ dolayı yazdırılan
bir çanta ilaç.
*****
Örnekleri çoğaltmak elbette
mümkündür. Aslında bu Gümüşhane’nin değil ülkemizin sorunudur. Üretimden
uzaklaşan ve hazır yemeye alışan toplumun yansımasının en belirgin görüldüğü
yerler kent pazarlarıdır.
İlkokulda bizlere atılan Anadolu
kazığını unutmayanlardanım. Anadolu denilince bölgenin tahıl ambarı denilirdi.
Eken, biçen, omzunda yabası olan çiftçinin resmi gösterilirdi bize. Aslında
doğru idi söylenenler fakat tarihte kalmıştı.
Geçmişte hep
üreten olan Anadolu, Köy Enstitüleri ile tam dirilişe geçtiği sıralar Menderes
döneminde alınan enstitüleri kapatma kararı ile Anadolu ruhuna ve Anadolu
kültürüne neşter vuruldu. Acaba Marshall yardımlarının zeminimi oluşturuluyordu
diye de sormadan edemiyorum.
Hani köy
enstitülerinin bitişi, Marshall yardımlarının başlayışı olan 1946’lara bakınca
acaba bir kesimin tıpkı bu gün ki gibi sorgulamadan desteklediği Menderes
dönemi bir gözden geçirilmesi gerekmez mi?
Şehrimizde
ve ülkemizde köklü değişikliklere ihtiyacımız var. Toplumu uyuşturan televizyon
dizilerinden uzak durmak atılması gereken ilk adım olacaktır. Sonrasında da
üretime dayalı, halkın çalışıp, üretip kazandırdığı
değil kazandığı işler yapmasını
sağlamalıyız.
Çalışmak ve üretmek her sektörde
olduğu gibi basında da önemlidir. Doğru, bağımsız ve güncel bilgi basının
temelini oluşturan ana başlıklardır. Bu gün değişime ve gelişime hasret
olduğumuz şehrimizde tam bir yıl önce kurulan ve geçen yıl bu gün 1. Sayısı ile
Gümüşhane de yerel basın anlamında devrim gerçekleştiren Gümüşhane Olay
gazetesinin birinci yıl dönümü. Gazetenin son 19 haftasında bir köşesinde
naçizane yer bulmaktan duyduğum mutluluğu belirtmek isterim.
Siyasi baskı altında kalmadan
doğruları yazacak bir yer ararken tanıştığım Gümüşhane Olay Gazetesini bölgesel
olma yolunda kat ettiği takdire şayan başarısından dolayı kutluyorum.
Önyargılarınızda kurtulup mutfağında
özverili, çalışan ve üreten insanların sizler için sarf ettiği çabayı göz ardı
etmeden Gümüşhane Olay Gazetesini takip etmenizi öneriyorum.
Sağlıcakla kalın…
Yorumlar
Yorum Gönder