17. Makale İsraf Etmeden Yaşamak
İSRAF ETMEDEN YAŞAMAK
‘’Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri
sevmez’’ (Araf Suresi 31. Ayet)
Yüce Yaratan’ın israf etmeyin emrine rağmen
toplum olarak Araf Suresi’nin 31. Ayetine aykırı şekilde yaşamaya devam
ediyoruz.
Lükse düşkün toplumumuz ne yazık ki dinimize ve kültürümüze
aykırı şekilde yaşıyor. İsraf denildiğinde toplumda oluşan ilk algı başta ekmek
olmak üzere gıda maddeleridir. Bu algı muhtemelen ekmeğin veya nimetin kutsal sayılmasından
oluşmuştur. Elbette ekmek ve gıda israfından kaçınmamız gerekmektedir. Fakat
yaşamın birçok alanında israf söz konusudur.
İsrafı yazarken kendi yaşantımı gözden geçiriyorum.
Muhtemelen okuyanlarda kendi yaşantılarını gözden geçiriyordur.
Bir düşünün;
-
Şu an elbise dolabınızda
kaç adet etek, pantolon, tişört, gömlek, kazak, mont var. Veya ayakkabılıkta
Kaç çift ayakkabınız var bir düşünün.
Elbette güzel giyineceğiz. Ama bilin ki şu an bu yazıyı
okurken bazılarımız yaptıkları israfı, bazılarımız ise bu kışı çıkaracak
ayakkabısı ya da montu tedarik edip edemeyeceklerini düşünmektedir. Kendisini
geçtik eğer tedarik edemediği ayakkabı ya da pantolon çocuğunun veya eşinin ise
işte o zaman siz israf ederken birkaç kez daha düşünün.
Aslında israf etmemek için yapmamız gereken şey çok kolay. Egolarımızdan
kurtulmak ve planlı yaşamak.
-
Yani başkaları her gün
farklı kıyafet giyiyor diye her mevsim geçişinde alışveriş çılgınına
dönmemeliyiz.
-
Fırından ekmek alırken
tüketebileceğimiz kadarını almalıyız.
-
Yemeklerimizi yiyebileceğimiz
kadar pişirmeliyiz.
-
İhtiyacımızdan fazla eşya
almamaya özen göstermeliyiz.
-
Artık musluklarımızı kapatmalıyız.
İlk fırsatta dolaplarınızı açıp bir bakın. Fazla ve
kullanmadığınız eşyalarınızı kenara ayırıp bir süre yenilerini almadan onları
kullanmayı deneyin. Kullanmak istemedikleriniz varsa onları ihtiyaç sahiplerine
verin.
Alışverişe çıkmadan önce mutlaka dolaplarınızı kontrol
ederek liste yapın ve ihtiyacınızdan fazlasını almayın. Tamamen sizi psikolojik olarak etki altına
almak için tasarlanan market raflarına esir olmamaya özen gösterin.
Bayatlayan yiyeceklerinizi tüketemeyeceğinizi anladığınızda
bozulup çürümesini beklemeden sokak hayvanları ile paylaşın. Yerel idarenizden
artan yiyeceklerinizi sokak hayvanları ile paylaşabileceğiniz alanların
oluşturulmasını talep edin.
TEMA Vakfı Kurucu Onursal Başkanı Sayın Hayrettin KARACA
’nın bütün konuşmalarında Anadolu kültürüne vurgu yaptıktan sonra söylediği üç
sözü sizlerle paylaşmak istiyorum;
İhtiyacınızdan fazla tüketmeyin.
Olanın olmayana borcu vardır.
Komşuda pişer, komşuya düşer.
Toplumumuzun kurtuluşu olacağına inandığım Anadolu
kültürüne ve Anadolu ruhuna tekrardan kavuşup israf etmeden yaşamak dileği ile.
Sağlıcakla kalın…

Yorumlar
Yorum Gönder