109.Makale: Türküm, Doğruyum, Çalışkanım
Türküm, Doğruyum, Çalışkanım,
Irkçılık imiş Türküm demek.
2013 yılında Milli eğitim bakanlığı bir
yönetmelik değişikliği sonrası andımızın okullarda okutulmasını kaldırmış,
geçtiğimiz günlerde ise Danıştay 8. Dairesi bu değişikliğin iptaline ve
andımızın tekrardan okutulmasına hükmetmiştir.
Danıştay’ın bu kararı sonrası memleket adeta birbirine
karıştı, ne karışma ki asırlık Şurayı Devlet birileri tarafından hiçe sayıldı
ve ‘’yahu siz kimsiniz’’ lafları her
zaman ki gibi havada uçuştu.
Danıştay’ın bu kararına karşı gösterilen
tepkiler sonrasında aklımda beliren bazı soruları kamuoyuna sormak isterim;
Sizce Danıştay 8. Dairesi andımız kararını 15
Temmuz hain darbe girişimi sonrası (darbe sonrasındaki birkaç ay içerisinde) vermiş
olsa idi o gün ‘’14 yılın ardından Mustafa Kemal Atatürk ü hatırlayanlar’’ bu
gün Danıştay kararını hiçe sayabilecek cesareti kendilerinde bulabilecekler
miydi?
2013 de Kürdistan türkülerinin söylendiği,
sözde çözüm süreci yıllarında ırkçılık yapılıyor diye özellikle ‘’Kürtlerin’’
istemesi sonrası kaldırılan andımız; bu gün tekrardan bir çözüm süreci
başlayacağı için mi birilerini rahatsız ediyor?
Anlamadığım bir şey var ya hu bizim ülkemizin
adı ney?
- Türkiye
Cumhuriyeti Devleti. 783.562 metrekare vatan toprağına Türkiye Cumhuriyeti
diyor isek içerisinde yaşayan milletler burayı vatan biliyor iseler birileri Türküm
demekten neden imtina etsinler?
Türküm demekten imtina edenler zaten bu ülkenin
bölünmesini isteyenler değil midir ki biz bu gün onların istediği gibi davranıyoruz?
Acaba Sayın Cumhurbaşkanımız partisi
içerisindeki Kürt vekiller veya bu ülkede yaşayan Kürt halk rahatsızlık duyar
diye mi Danıştay kararını bu denli eleştirmektedir?
Madem ırkçılık sorarım size ülkemizin adını mı
değiştireceğiz, yoksa kendini soyutlayan toplumları sınır dışına mı davet
edeceğiz?
Madem ırkçılık o vakit ‘’Türkiye Cumhuriyeti
Kimlik Kartlarında’’ uyruk kısmına T.C yerine Kürt, Çerkez, Gürcü, Boşnak ya da
Arnavut vb. millet isimlerini mi yazalım?
Dokunur beyler, siz Türküm demek ırkçılık der
iseniz bu dediğiniz doğuda sınırda ve sınır dışında canı pahasına vatanı
savunanlara dokunur.
Terörle mücadelede üstün mücadele verdiğimiz bu
yıllarda;
‘’Türküm, doğruyum, çalışkanım.
İlkem; küçüklerimi korumak,
büyüklerimi saymak,
yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.
Ey büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe, hiç durmadan
yürüyeceğime and içerim.
Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!’’
Demek birilerine batacak ise bu mücadele sekteye uğrar.
Lütfen kimse bu ülkeyi saçma sapan bir çözüm
sürecine döndürmesin. Hendeklerin içini doldurmayı tamamladığımız ve çözüm
sürecinde tuzaklanan mayınları bitirmek üzere olduğumuz bu günlerde hiç kimse
böyle bir olaya kalkışmasın. Doğuda halk güçlü Türkiye Cumhuriyeti Devletini
benimsediği bu günlerde kimse lütfen böyle bir yanılgıya düşmesin.
Bizler milli birlik ve beraberliğimizi
Türklüğümüze borçluyuz. Herkes bunu benimsemelidir. Bunun üzerinden hiç kimse
siyaset yapmamalıdır. ABD’nin ülkemizi bölmek adına türettiği PKK ve diğer
bölücü örgütler ile sözde Kürt halkının savunucusu HDP’nin zarar gören
Kürtlerle ilgili hiçbir derdi tasası yoktur. Onların tek derdi bazı Kürt
kesimleri kullanmaktır.
Biz Kürtler ve bu vatan toprağı içerisinde
yaşayan onlarca milletle binlerce yıldır nasıl kardeşçe yaşamışsak bundan sonra
da yaşamaya devam edeceğiz. Siz yeter ki devleti güçlü tutun aksinden kimsenin
şüphesi olmasın.
Cumhuriyetimizin 95. Yılını kutladığımız bu
günlerde Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Ata’’TÜRK’’ü minnetle
anıyor; bu milletin Cumhuriyetini daha nice 95 senelerde daha kutlayabilmesini
Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Ne Mutlu Türküm Diyene.
Sağlıcakla kalın.
Yorumlar
Yorum Gönder