107.Makale: Cecim'le Araba Koruduğumuz Kadar Devleti De Korusak
CECİM’LE ARABA KORUDUĞUMUZ KADAR DEVLETİ DE
KORUSAK
%99 u Müslüman
olan ülkemizde her partinin sandık başına diğerleri hırsızlık yapmasın diye
adam diktiği, bana göre kazananı veya kaybedeni olmayan bir seçim sürecinin
daha sonuna gelmiş bulunmaktayız.
Neden böyle
dedin diye soranlara cevabım şudur; Çünkü akli selim düşünüp ülkenin halini
gören herkes bu süreçte şunu iyi biliyordu ki; Ülkenin yeni cumhurbaşkanı ister
Recep Tayyip Erdoğan, ister Muharrem İnce, ister Meral Akşener, isterse de
Temel Karamollaoğlu olsun ülkemizi yakın bir tarihte ciddi bir ekonomik kriz
beklemekte. (Belki ön yargılılar olabilir HDP adayını o makama asla
yakıştıramadığım için yazma gereksiniminde bulunmuyorum,)
Seçilen
yeni Cumhurbaşkanı ve kabineye baktığımızda; ‘’e zaten aynı adamlar yönetiyordu
ne değişecek ki diyoruz.’’ Yeni bir parti ya da cumhurbaşkanı gelecek olsa;
‘’ne yapabilirdi ki kaynakları tükenmiş bir ülkenin ekonomisini düzeltmeye’’
düşüncesi eminim hâkim olacak idi.
Üretime değil
tüketime dayalı ekonomimizde ithalat ve ihracat arasındaki makasın sürekli
açılması ülkeyi içinden çıkılmaz hale sokmuştur. Tarım politikasındaki
yanlışlıklar, sanayide dışa bağımlı olmamız gibi ve birçok yapboz parçasını
birleştirdiğimizde ülke ekonomisinin resmini görüyoruz.
Memleketimize
şöyle bir baktığımızda kaç yönetici veya kaç kamu personeli vardır ki devletçi
olsun. Kamu malını gözetip, israf etmesin. Ben bu iradedeki insan sayımızın maalesef
ki %20 den fazla olmadığı kanaatindeyim.
Ahlak yoksunu
rüşvet yiyicileri bu kategoriye sokmuyorum. Çünkü onları ahlaki değerleri yok
olmuş asalaklar olarak nitelendiriyorum.
Hadi
alışkanlık haline gelen asalakları bir yana bırakalım, ya kamu malını adaletsiz
dağıtanlar ya da mikro milliyetçilik adına gereksiz yatırımları yapıp ülkeyi
zarara uğratanlar veyahut bir yakını bir yerden iş alsın diye kamu malının
ırzına geçenler. Bunları yaparken de namazı 5 vakit kılıp kendisini
akladıklarını sananlar.
Fakat
bilmezler ki her gün kıldıkları 5 vakit ve 40 rekât namazda günde 40 defa
‘’Gayri-l mağdubu aleyhim vele’d-dallin’’ deyip manasına uygun yaşamadıklarını.
Cenabı Allah neden bize bunu günde 40 defa söyletiyor, nedir bunun manası?
‘’Yarabbi sakın bizi sırat-ı müstakimden ayırma. Bizi gazap ettiklerinin yoluna
kaydırma!’’ Adam kayırıp hak yiyenler verebilecek mi bunu hesabını?
Rahmetli
Erbakan Hocanın güzel bir lafı vardır; ‘’Bir işi başarmak için önce o işin
delisi olmak lazım.’’ Sorarım şimdi size; şu an yönetim kademesinde ya da işçi
kademesinde işinin delisi olan kaç kişi vardır?
Maalesef yok denecek
kadar az.
Hani 3-5
gündür insanlarımız Marmara bölgesinde Gümüşhane Tabiri ile kilimi, keçeyi,
cecimi ve battaniyeyi sarıp arabalarını kolladı ya bunu üzerine bir arkadaşımın
sosyal medya hesabından yapmış olduğu ve çok hoşuma giden iletisini sizlere
aktarmak istedim.
Arkadaşın
ifadesi şu şekildedir; ‘’Eğitim müfredatımız değişse ve eğitim sistemimize
‘’arabanı doludan nasıl koruyorsan devlet malını da öyle koru’’ ibaresi konulsa
ve bu bilinç oluşsa’’ şeklinde idi.
Maalesef hal
böyle. Biz kişisel olarak devlet malını gözetmekten aciz iken
yöneticilerimizden tasarrufu bekliyoruz.
Şüphesiz önce kendimizi, ailemizi, çocuğumuzu ve çevremizi düzeltmemiz
gerekmektedir.
Yakın vade de
güvenmekten başka şansımız olmadığı yeni sistemin insan odaklı bir dönüşüm
getirmesini temenni ediyorum. Her bir bireyin ‘’devletim için ne yapabilirimi’’
düşünerek hareket etmesi ancak kurtuluşumuz olacaktır.
Tek derdi
devleti olan bir kardeşiniz olarak sizlerden isteğim cecimlerle arabanızı
koruduğunuz kadar devlet malını da kollamanızdır. O zaman emin olun bu toplum
selamete ulaşacaktır.
Sağlıcakla kalın.
Yorumlar
Yorum Gönder