101. Makale: Gümüşhane Üniversitesinde ''Olay''lar
Gümüşhane Üniversitesinde ''Olay''lar!!!
Gümüşhane
Üniversitesinde son günlerde yaşanan süreç, özelliklede bir yerel gazetenin üst
üste yapmış olduğu haberlerden dolayı yaşadığım şaşkınlık üzerine bu haftaki
konum Gümüşhane Üniversitesi olsun istedim.
Yıllar
önce Gümüşhane Üniversitesinin bir önceki rektörü ile ilgili kaleme aldığım bir
yazımda;
1-Rektörün
devletin aracını haftada en az 3 ila 4 gün Gümüşhane Trabzon arası ulaşımda kişisel
işlerinde kullandığından,
2-Rektörün
4 lojman dairesini birleştirip on binlerce lira harcayarak içerisini eşya ile
donattırıp 600 metrekarelik konutta sürdüğü sefadan,
3-
Eşi Trabzon'da öğretmenken 3-4 yıl içerisinde Gümüşhane Üniversitesinde daire
başkanı olmasından ve 3 aylık görev süresinde mesaiye bir aydan fazla
gelmediğinden,
4-
Rektörün profesörlüğü gelen birçok hocaya soruşturma açtırarak ''olurda
profesör olan kişi karşısına rektör adayı olarak çıkar'' diye engel olmasından,
5-
Rektörün girmediği derslerden ders ücreti aldığından,
Dolayı
''kamuoyunun ve kendi vicdanımın rahatsızlık duyduğunu'' dile getirdiğim o günlerde
bu gün üniversiteyi usulsüzlüğün merkezi olarak gösteren ilgili gazetenin
sahibinin yanıtı aynen şu
olmuştu;
'' Ne yani Yusuf Oral
rektör olsaydı il dışına Gümüşvadi ile mi gidecekti? Rektör Bey’in kalacağı yer
lüks yapılmış, acaba kendisi rektör olsaydı 1+1 odada mı kalacaktı. Rektör
Bey’in eşi üniversite mezunu ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ise hizmet süresi
de yetiyor ise Daire Başkanı olamaz mı?''
İftirayı seven ilgili gazete
ile o zaman polemiğe girmediğim için cevap vermedim. Şimdi polemik mi asla. Takdir
bu süreci yakından takip eden Gümüşhane kamuoyunundur.
O tarihlerde ilgili
gazetenin kâğıt üzerindeki sahibi bana ita fen ''yazdığı gazete ve patronu''
ifadelerini kullanmıştı. Bu beyefendiye gecikmeli cevabım şudur ki ben yazı
yazdığım için 1 kuruş almıyor veya bu durumdan bir menfaat elde etmiyorum. Ve
Allah şahittir bu güne kadar Gümüşhane Olay Gazetesinden ne bir yazıma müdahale
olmuştur ne de ısmarlama yazı yazmışımdır.
Yani size sahilden gelen
rüzgarların üflediği fısıltı bizde hiç olmadı elhamdülillah olmazda.
Önceki rektörün döneminde tek adamlığa
karşı sesi çıkmayan şahısların, hangi menfaatleri çatışmaktadır ki
üniversitemiz bugün bu hale gelmiştir.
İlgili gazete şimdi tutmuş benimde o
yıllarda derslerime giren ve derslerde Fethullah Güleni yere göğe sığdıramayan
hoca demeye dilimin varmadığı bir şahsın iftiraları üzerine haber yapıyor.
Gazetecicikte sehven hatalar elbette
yapılır, ancak Yar.Doç olan bu kişiyi ilgili gazetenin Araştırma Görevlisi
olarak yazması bunun dışında Gümüşhane Üniversitesi internet sayfasından bile
erişilebilen 2005 yılındaki bir tez çalışmasının 2015 yılı olarak yazılması haberin ne kadar ısmarlama, araştırmadan uzak
ve mesnetsiz olduğunun açık bir göstergesidir.
İşin bir tuhaf tarafı ise bu şehrin evladı
olan Prof.Dr Salim Serkan Nas ile ilgili asılsız iddiaları birileri ilgili gazeteye
ta Karabük'ten ulaştırırken objektif gazetecilik gereği neden 5 dakika mesafede
olan Salim Serkan Nas hocaya hakkındaki bu iddialar sorulmadı?
Eskiden hocam şimdi ise meslektaşım olan
Salim Serkan Nas bu şehrin önemli bir değeridir. Bizler 1995 yılından bu yana
tam 23 yıldır bu şehirde bilim adına kesintisiz hizmet veren hocamızın
vizyonunu bildiğimiz gibi onun adını lekelemeye çalışanların ''misyonunu'' iyi
biliyoruz.
Salim Serkan Nas hoca herhangi bir
maaştan kesme cezası verilmemiş ve uygulanmamış olup o tarihlerde sadece cezaya
göre asılsız suç üretilmiştir. O tarihlerde eski rektörün Salim Serkan Nas'ın
karşısına aday çıkma ihtimalinden duyduğu endişe üzerine profesörlüğünü
engelleme yönünde gösterdiği çaba bütün kamuoyu tarafından iyi bilinmektedir.
Bu asılsız söylemlerin sahibi olan şahıs ise eski rektörün maşası olmuş, misyonunu
tamamlamış ve yeni görev yerine gitmiştir.
İlgili gazete eski rektörün giderayak
''veliahdım'' dediği kişinin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan
tarafından rektör olarak atanmaması üzerine saldırganlaşmıştır.
Mevcut rektörün rektör yardımcılarında
değişime gittiği bu günlerde Salim Serkan Nas hocanın rektör yardımcılığında
adının geçmesi belli ki sahildeki bir şahsın ve basın kuruluşunun uzantısı olan
ilgili gazeteyi fazlası ile rahatsız etmiştir ki ''çamur at izi kalsın'' havasına
bürünmüştür.
Bu sürecin arka planında birileri
akıllarınca 2021 yılında yapılacak olan rektörlük atamalarına yön vermeye
çalışmaları vardır.
Bunları yazarken de Mevcut rektörümüzün başta
bir danışmanı olmak üzere üniversitede ve kamuoyunda olumsuz tepkilere neden
olan çalışma arkadaşları hakkında gereğini yapmasını arzulamakta ve tepkilere
göğüs gererek basın yönlendirmelerine göre değil hak edene hak ettiği görevi
vermesini arzu ediyorum.
Geçtiğimiz günlerde rektör yardımcılığı
görevi uzatılmayan ve giderayak üniversitede birçok usule uygun olmayan iş
olduğunu söyleyen hocamıza ise diyecek tek şeyim vardır. Eğer bir kişi devletçi
bir yapıya sahip ise çatısı altında çalıştığın bir kurumun içerisinde meydana
gelen bir ihlali koltuğunu kaybedince değil olduğu günde dillendirmeli ve
gereğini yapmalıdır.
Hak olanı gözeterek ve hakikatten
şaşmayarak karar veren makamlarımızın sayısının artması temennisi ile
Sağlıcakla kalın.
Yorumlar
Yorum Gönder